| |
| |
Her geçen
gün bilgisayarınız, daha fazla belleğe
ihtiyaç duyuyor. 6-7 sene önceye kadar bir kişisel
bilgisayarda 1 ya da 2
megabayttan fazla belleğe pek rastlanmazdı. Ancak günümüzde,
bir sistemi
yükleyebilmek için en az 4 megabayt ve birden fazla
uygulamayı çalıştırma k için
ise en az 8 megabayt belleğe ihtiyacınız var.
Ancak bu, kullanılan işletim sistemine göre değişimler gösteriyor.
Örneğin
Windows 95 gibi bir işletim sisteminin normal çalışması için
en az 16 megabayt
belleğe ihtiyaç duyarsınız. Tabii sistemin ideal bir
performans göstermesini
istiyorsanız 24 megabayt belleğe ihtiyacınız olacaktır.
Bilgisayar sektöründekiler, genel olarak belleği tanımlamak için
RAM (Random
Access Memory) terimini kullanırlar. Bilgisayarınız, RAM’i
geçici komut ve
verileri depolayacağı yer olarak kullanır. Bu şekilde
bilgisayarınızın merkezi
işlem birimi, bellekte bulunan bu komut ve verilere daha
hızlı şekilde ulaşır.
Örneğin klavyeden bir komut girdiğiniz zaman, veriler, depolama
biriminden
(sabit disk sürücünüz veya CD-ROM sürücünüz gibi) belleğe
kopyalanır. Bu şekilde
bilgisayarınızın işlemcisinde daha hızlı veri aktarımı olur.
Komut ve verileri,
işlemcinin kolayca erişebileceği yere koymak, sizin ihtiyaç
duyduğunuz dosyaları
el altında bulundurmak için belli bir klasörde tutmanıza
benzetilebilir.
Kullanacağınız bellek miktarı, yaptığınız çalışma ve uygulama
türüne göre
değişir. Basit uygulamalardan, grafik ve çoklu ortam
uygulamalarına göre
bilgisayarınızın bellek ihtiyacı artacaktır. Eğer
bilgisayarınız yetersiz
belleğe sahipse, uygulamalarınızı çalıştırmakta
zorlanacaksınız. Kimi
uygulamalarınız ya çok yavaş çalışacak ya da bilgisayarınız
belli bir uygulamayı
çalıştırmak için sizden, açmış olduğunuz diğer uygulamaları
kapatmanızı
isteyecektir. Ancak yeterli belleğe sahipseniz, birçok
uygulamayı aynı anda
çalıştırabileceksiniz.
Bilgisayarınızın belleği, DRAM (Dynamic Random Access Memory)
denilen tümleşik
devrelerden oluşuyor. Bellek modüllerinde kullanılan
DRAM’lerin kalitesi,
modüllerin güvenilirliği ve kalitesinin başlıca
göstergesidir.
En bilinen bellek modülü SIMM’lerdir (Single In-line Memory Module).
SIMM’ler,
DRAM’lerden oluşur. Baskılı devre denilen bu küçük devre
kartları da sistem
kartındaki SIMM soketi denilen yuvalara yerleştirilirler.
SIMM’ler genellikle 30
ve 72 bacak formatındadır.
Eskiden bu modüller, işlemciyle doğrudan iletişimde olması için
anakarta
lehimliydiler. Ancak zamanla bellek ihtiyacı artınca,
kolayca takılıp
çıkartılması için bu SIMM yuvaları geliştirildi. Bu yuvalar
sayesinde, bellek
artırımına gittiğinizde, büyük kolaylık elde etmiş
oluyorsunuz. Üstelik,
anakartınızda ekleyeceğiniz belleklerin fazla yer
kaplamasını da önlemiş
oluyorsunuz.
Bilgisayarınızdaki anakartlarda bellekler, bellek sırası (memory
bank) şeklinde
düzenlenirler. Bellek sıralarının sayısı ve kendine özgü
ayarları, bir
bilgisayardan diğerine göre değişim gösterir. Bu değişim,
bilgisayarın
işlemcisine ve bunun bilgiyi nasıl aldığına dayanıyor.
İşlemcinin ihtiyaçları,
bir sırada bulunan gerekli bellek yuva sayısını da
belirliyor.
Belleklerin
Çalışma Şekli
Bilgisayarın işlemcisi, verileri 8 bitlik parçalar şeklinde
işliyor. Bu 8
bitlik parçalara, bayt ismini veriyoruz. İşlemcinin işleme
gücü, belli bir
zamanda işlediği bayt miktarına göre tanımlanıyor. Örneğin,
en güçlü Pentium ve
PowerPC mikroişlemcileri bir kerede 64 bit ya da 8 bayt
işleyebiliyor.
İşlemci ve bellek arasındaki bu alışverişe (transaction) veriyolu
döngüsü (bus
cycle) diyoruz. İşlemcinin tek bir döngüde ilettiği veri bit
sayısı,
bilgisayarın performansını ve nasıl bir bellek
gerektirdiğini gösterir. Çoğu
masaüstü bilgisayarları genelde 72 veya 30 bacaklı SIMM’ler
kullanır. 30 bacaklı
SIMM’ler 8 veri biti, 72 bacaklılar ise 32 veri bitini
destekler.
30 Bacaklı
SIMM’ler
Eğer bilgisayarınızın anakartı 30 bacaklı SIMM yuvaları
bulunduruyorsa, her
biri 8 veri bitinden, 32 biti desteklemesi için tam 4 tane
30 bacaklı yuvaya
ihtiyacınız vardır. Bu tip sistemlerde bellek
konfigürasyonu, iki bellek
sırasına bölünmüştür: "0. Sıra" ve "1. Sıra".
Her bir bellek sırası, 4 tane 30
bacaklı SIMM yuvasından oluşuyor. İşlemci, belleği her
seferinde bir tek sıraya
adresliyor.
Değişik model veya değişik kapasitelerdeki SIMM’in aynı sırada
kullanılması,
bilgisayarınızın doğru bir şekilde bellek miktarını
saptamasını önler. Bu da, ya
bilgisayarınızın açılması sırasında, ya yüklenmemesine ya da
yüklenme olduğu
halde sıradaki belleği tanımaması ya da kullanamamasına
neden olur. Eğer 1
megabayt SIMM ve 4 megabayt SIMM kullanıyorsanız,
bilgisayarınız bunları 1
megabayt SIMM olarak tanır.
72 bacaklı
SIMM’ler
Tek bir 72 bacaklı SIMM, 32 veri bitini, yani 30 bacaklı SIMM’lerin
4 katını
destekliyor. Eğer 32 bitlik bir işlemci kullanıyorsanız,
sıra başına tek bir 72
bacaklı SIMM kullanmanız yeterli. Oysa 30 bacaklı
SIMM’lerden 4 tane kullanmanız
gerekiyordu.
DIMM Bellek
DIMM (Dual In-line Memory Modules) bellekler, SIMM’lere çok
benzerler. DIMM
bellekler, SIMM bellekler gibi genişleme yuvalarına dikey
olarak takılırlar.
Aralarındaki temel fark, SIMM’lerde karşılıklı bacaklar, tek
bir elektrik yüzeyi
oluşturacak şekilde birbirlerine bağlıyken, DIMM’lerde iki
ayrı temas yüzeyi
oluşturacak şekilde yalıtılmıştır.
DIMM’ler genel olarak, 64 bit ya da daha geniş bellek veri yolunu
destekleyen
bilgisayarlar tarafından kullanılır. Birçok durumda bu
bilgisayarlar, Intel’in
Pentium’u ve IBM’in PowerPC işlemcilerinin güçlü 64 bitlik
işlemcilerinde tercih
edilir. Bunlarda artık 168 bacaklı DIMM’lerde kullanılıyor.
Bellek tasarımında önem verilen bir konu da, bellekte saklanan
verinin
bütünlüğünün sağlanması. Şu anda bunun iki yolu var:
Günümüzde çokça kullanılan
Parite. Bu işlem her 8 veri bitinin (1 bayt) üstüne 1 bit
daha ekliyor. Ancak
parite yönetiminde de birtakım sınırlamalar var. Örneğin,
parite devresi hatayı
saptayabilir ancak düzeltme yapamaz. Bu, devrenin, 8 veri
bitinin hangisinde
hata olduğunu bulamamasından kaynaklanır.
Bunun dışında kimi üreticiler, üretimi ucuza getirmek için "fake
parite"
yongaları kullanır. Bu parite kontrolü oluyor diye
bilgisayarınızı kandırır.
Burada sinyal ne olursa olsun, fake parite yongası her zaman
"OK" gönderir.
Sonuç olarak bunlar yanlış veri bitlerini saptayamazlar.
Hata Kontrol Kodu olan ECC (Error Correction Code), veri bütünlüğü
kontrolünde
daha anlaşılır bir yöntem. Bu, bir bitlik hataları saptayıp
düzeltebiliyor.
Bellek idarecisi (memory controller), bilgisayarınızın önemli bir
parçasıdır.
Görevi, belleğe giren ya da çıkan verinin hareketini kontrol
etmektir. Bellek
idarecisi, parite ve ECC gibi yöntemlerle işlemde önemli bir
rol oynar.
Eğer bilgisayar alacaksanız ve bu bilgisayarı sunumcu olarak
kullanacaksanız, o
halde ECC’li bir bellek idarecisi olan bir bilgisayar
almanız doğru bir karar
olacaktır. Günümüzde sunumcu olarak tasarlanmış birçok
bilgisayar, ECC desteği
veriyor.
Kullanılan masaüstü bilgisayarları da parite destekleyecek şekilde
tasarlanmıştır. Bunlar bellek idarecisinin tipine göre nadir
olarak 2, 3 ya da 4
bitlik hataları da saptayabiliyor. Ancak bir bitten fazla
olan hataları saptasa
da, sadece tek bitlik hataları düzeltebiliyor. Evde veya
küçük işletmelerde
kullanılan düşük fiyatlı bilgisayarlar ise paritesiz bellek
için tasarlanmıştır.
DRAM
Üç çeşit DRAM var: DIP (Dual In-line Package), SOJ (Small Outline
J-lead) ve
TSOP (Thin, Small Outline Package). Bunların her biri özel
uygulama türlerine
göre tasarlanmıştır.
DIP’ler, ilk başlarda doğrudan sistem kartlarının üzerine
yerleştiriliyordu.
Bunlar "delik içi" (through-hole) parçalarıdır.
Yani bunlar devre kartının
üzerindeki deliklere yerleştirilirler. Bunlar ya lehimlenir
ya da soketlere
yerleştirilirler. SOJ ve TSOP paketleri ise devre
kartlarının yüzeyine
yerleştirilirler. SOJ’lar diğerlerine göre daha yaygın
kullanılır.
EDO Bellek
EDO (Extended Data Output) RAM’ler, bilgisayar işlemcisinin belleğe
ulaşmasında, diğer "fast-page mode" yongalara göre
%10-15 daha hızlıdır.
Bunlardaki tek sorun, bu belleklerin 66 MHz’den daha hızlı
çalışan veriyollarını
desteklemiyor olması.
SDRAM Bellek
SDRAM’ler (Synchronous DRAM) ise giriş ve çıkış sinyallerinin eş
zamanlamasını
sağlayan bir saate sahip yeni bir DRAM teknolojisi. SDRAM
saati, işlemci saati
ile eş zamanlı olarak bir arada çalışıyor. SDRAM’ler
komutların yerine
getirilmesi ve verilerin iletilmesinde zaman kazandırıyor.
Bu da, bilgisayarın
genel performansını artırıyor.
Önbellek
Önbellekler, işlemci tarafından bellek işlemlerinin hızlandırması
için
tasarlanmış özel yüksek hızlı belleklerdir. İşlemci,
önbellekte bulunan komut ve
verilere, anabellekte bulunan komut ve verilere göre çok
daha hızlı bir şekilde
ulaşabilir. Örneğin, 100 MHz’lik sistem kartlarında,
işlemcinin anabellekten
bilgi alması, 180 nanosaniye (saniyenin 109’da biri)
alırken, bunu önbellekten
alması sadece 45 nanosaniye alıyor.
Buna göre, işlemci ne kadar çok komut ve veriye önbellekten
ulaşırsa,
bilgisayarınız da o kadar hızlı çalışır.Önbellekler,
birincil önbellek (Level
1, L1) ve ikincil önbellek (Level 2, L2) olarak ayrılırlar.
Bunun dışında bunlar
dahili ve harici olarak da sınıflandırılırlar. Dahili
önbellekler, işlemcinin
içindedir. Harici önbellekler ise işlemcinin dışındadır.öBirincil
önbellek,
işlemciye yakın olandır. Genellikle birincil önbellekler,
işlemcinin içinde,
ikincil önbellek ise dışındadır.
Önbellek idarecisi (cache memory controller), önbellek sisteminin
beyni olarak
görülebilir. Önbellek idarecisi, ana bellekten bir bilgi
alırken aynı zamanda
önbelleğe bir sonraki komutları verir. Bunun nedeni, yapılan
işe yakınlığı olan
bu komutlara ihtiyaç duyulması. Bu şekilde işlemci,
önbellekte gereksinim
duyduğu komutlara daha hızlı bir şekilde ulaşma şansını
artırıyor. Bu da,
bilgisayarın daha hızlı çalışmasına imkân tanıyor. |
|
|
| |
| |
|